Tasarrufun Önemi ve Türkiye’de Tasarruflar Nasıl Arttırılabilir? – 2

Özel tasarrufları arttırmanın bir yolu da tasarruf faizleri ile kredi faizleri arasında, makul bir kar marjını içerecek denge kurulmalıdır. Bankaya yatırılan tasarrufların faiz oranları bankadan alınan krediler gibi yıllık olarak hesaplanmalıdır ve tasarruf sahibine doğru aktarılmalıdır. Aylık belirlenen faizler mevcut konjoktürel duruma göre değişebilir ve böylece tasarruf sahibinin tasarrufu için şüphe ve korku oluşturabilir bu durum özel yatırım açığının doğması anlamına gelir.

Yıllardan beridir süregelen sıcak para anlayışının artık değişmesi gerekmektedir. Çünkü sıcak paranın geldiği ülkeye dış sermaye sıfırdan yatırım yapmak yerine mevcut şirketleri satın alarak ya da özelleştirilen kitlere ortak olarak ülkeye geliyor. Buda yatırım olmaması mevcut potansiyelin devam etmesi anlamına gelmektedir. Kısa süreli olmayan uzun süreli sıfırdan yatırım yapacak ek iş gücü yaratacak sermayenin girmesi için sıcak paranın kontrol edilmesi gerekir Kayıt dışı ekonomide ülke içi tasarruflarda ciddi problem oluşturmaktadır. Mevcut süreçte halen kayıt dışı olmayan ekonomide yurt dışına sermaye çıkmaktadır. Buda yurt içi tasarruf oranlarını ciddi anlamda düşürmektedir. Kayıt dışı ekonomiyle doğru şekilde mücadele edilerek mevcut yurtiçi tasarruflar arttırılabilir bunun çözümü güçlü, kararlı ve gerçekçi siyasi iradeden geçmektedir.

Uzak doğu ülkelerine baktığımızda özellikle Çin ve Singapur da yurt içi tasarruf oranlarının %’50nin üzerlerinde olduğu görülmektedir, Özellikle Çin de bireylerin sosyal güvenliklerinin olmamaları ve kurumların karlarından vergi almaması kişileri ve firmaları tasarruflara yöneltir. Türkiye Çin de ki gibi bir uygulamaya gidemez fakat kurumlardan aldığı kar vergilerini düşürerek ve bireyleri tasarrufa teşvik edecek politikalar uygulanarak mevcut tasarruf oranları arttırılabilir. Özellikle hükümet şirketlerden aldığı vergilere ciddi bir düzenleme getirerek şirketlerin kazançlarının vergiye değil tasarrufa ayırmasına destek olmalıdır. Mevcut vergi oranlarının fazla olması şirketleri sadece vergilerini ödeyip kalan sermayelerini tüketimde harcamalarına neden oluyor.

Özellikle dikkate değer bir konuda mevcut ekonomik durumun iyiye gitmesi ve siyasi iktidara duyulan güvenin artması bireylerin tüketimlerini arttırıyor. Bireyler kazandıkları paraları tasarrufa ayırmak yerine harcamayı seçiyorlar çünkü mevcut ekonomik durumun iyi seviyede olması kişilere bu durumun hep böyle kalacağı hissi uyandırarak bireyleri tasarruf yerine kazandıkları paranın tamamını hatta kazandıklarının fazlasını borçlanarak tüketime yönelmelerine neden olmaktadır.

Faiz oranlarının düşürülüp reel faiz azaldığında özel sektörün tasarrufunda ciddi azalmalar ortaya çıktığı gözlenmektedir. Özel sektör her zaman kar etmek peşindedir. Bu yüzden özel sektörün kar etmeyeceği bir alana parasını yatırmak istemez yada yatırım yapmak istemez buda mevcut faiz oranlarının özel kesime göre ve aynı şekilde özel kesimin tasarruflarının devamlı olmasını sağlayacak biçimde oluşturulmalıdır. Faiz oranlarının yüksek olduğu ülkede özel kesim parasını mevduata yatırdığında başka bir yatırımcı için likidite finansmanı sağlanmış olacaktır. Buda özel yatırımın sürekli olmasını sağlayacaktır.